Oy kullanır da…neye?, kime?
Faydasız, benim toplumumda oluşmuş ve değişmeyen bir zihniyet var, ya Atatürkçü’ye verecek oyunu yada sanki karşısındaymış gibi “dindar” ‘a; belli bir ideolojisi olacak…çünkü böyle gelmiş böyle gidiyor. okumuyor, araştırmıyor, dinlemiyor, herşeyi geçtim etrafında olup biteni bile yargılamıyor.
Gün geliyor oyunu kullanması lazım; “genel seçim” zannediyor, YEREL seçimleri… etrafında olup biten onun hayatını kolaylaştıran, komşusunun açlığını gideren, kendine çalışma olanağı sağlayan birini seçmesi lazım; irade gösterip o yönde oy kullanması lazım. Demesi lazım ki: “ideolojisi farklı da olsa bu aday’a inanıyorum, bu adam başarılı olacak, kimse vermese de ben oyumu buna veriyorum.” …
…ama diyemiyor, diyemiyor çünkü böyle alıştırılmış, diyemiyor çünkü yıllardan beridir “özgür yaşam ve demokratikleşme” vaatleri ile solcusu da sağcısı da, halkı “pavlov’un köpekleri” ne çevirmişler. “Sizin dinlemenize; tartmanıza gerek yok” deyip kendi ideolojilerine otomatik tepki göstertmişler.
Diyemiyorlar çünkü öyle bir blinçteler ki, kendi beldesinin başkan adayı konuşurken diğer tarafta diziyi takip etmek daha değerli gelmeye başlamış, kimisi işi öyle vurdumduymazlığa götürmüş ki; 18 yaşını geçtiği halde, ilk oyunu kullanacağı yerde: “amaaan benim oyum mu kurtaracak yurdumu” deme cürretini gösterir olmuş.
Bir zamanlar bir ülke varmış, insanları eskiden kahramanlar yaratmış, sonra garipçe tembelleşmişler…kimse üretmezmiş, kimse düşünmezmiş, sonra da yok olup gidivermişler…
Mecliste seçilenler birbirini dinlemez,
Başbakan bir ülkenin başı gibi konuşmayı bilmez,
Muhalefet ağzından yolsuzluk ve laiklikten başka bişi düşürmez,
Başkan adayları “Disneyland” ‘larda takılır,
Adam gibi proje üretenlerin de reyting’i olmaz,
Ankaralı’sı Melih ‘çidir, Saadetçi olamaz,
Diyarbakırlısı bir fikrin peşindedir, karşıt olanları araştırmaz,
Fethiyeli’si; beldesinde AKP ile CHP birleşmiştir -?- sebebini sormaz,
Tunceli ‘li yan komşusuna AKP’ye oy vermediği için “beyaz eşya yardımı” yapılmazken;
ben “rüşvet mi alıyorum” demez……kahretsin ki, o da haklıdır…diyemez.
Solcu da sağcı da olsan rakibinin söylediği projeleri tartmak, doğruysa eğer benimsemek…
Bu kadar mı zor? Etrafında olup biteni tartmak, ne değiştiğini gözlemlemek… bu kadar mı zor?
Ben ne mi yapıyorum? Istanbul’da yaşıyorum, demin Kılıçdaroğlu’nu izledim, Topbaş’ı bekliyorum;
sizde ,bir vatandaş olarak rica ediyorum, hangi şehirdeyseniz, açın interneti; her adayı, kariyerini, projelerini mantıklı şekilde tartın. Biliyorum ki, sizin bir oyunuz; kurtarıcı olacaktır…
Su gibi ya, ekmek gibi bu…birisi için el kaldıracaksın; Roma bile yapmış, sen neden yapamazsın?
Tuğra ŞAHİNER







