Gazete Muhakeme

Hep beraber…doğru ile yanlışı ayırmak için

Mühendis olmak; mühendislere…

Posted by Tuğra Şahiner On Nisan - 18 - 2009
Mühendis olmak Türkiyemde bir sanattır, Türkiye’de sanatın yeri de malum….

Çoğu kişi anlayamaz mühendis olmanın ne olduğunu, çünkü aslında mühendis olmak zihniyette hareketlenmedir. Etkisi çevreye deli gibi bakmakla gözükür. Lise hayatınız biter de şayet mühendislik konvoyuna katılırsanız, üniversiteye girdiğinizde dikkatinizi çeken ilk şey, size ve etrafında olup bitenlere faltaşı gibi dikkatle açılmış gözlerle bakan, dolu dolu, cıvıl cıvıl insan yavrularıdır.

Henüz birinci sınıfta; ister bilinçli olsun, ister bilinçsiz, mühendis adayları öğrenme aşkıyla yanıp tutuşur, birazcık gözlem yeteneğiniz varsa bunu farkedersiniz, zorlanmanıza gerek kalmaz…Zaten normali budur, Dünya’da sistem bu gençleri çekip eğitmek, etrafında olup bitene, sonsuz öğrenme yetenekleri ile çözüm bulan insan kümeleri yaratmaktır.

Özetle Mühendis, modern dünyanın çözüm bulucularıdır. Olmayan’ı gerçekleştirir, düşünülmeyeni planlar, mümkün olmaz denileni mümkün kılar, etrafını şaşırtır…

Türkiye de ise mühendislik bir sanattır… Yukarıda bahsettiklerimden çok uzaktır…Her geri kalmış ülkede olduğu gibi burada da yok olan sanat değerlerinin etkisindedir sanki. Sanatını yaşatmaya çalışır, konulan her tür engele karşın… Yarım yamalak da mezun olur çıkar…

Türkiye’de mühendis; büyük bir aşkla bölümüne girer, etrafında dolaşan, öğrenen insanlardan büyülenir önce, kendisindeki cevherin, daha önce geçmiş olduğu eğitim sisteminden dolayı farkında değildir…aynı gözlemlediği diğer arkadaşlarının kendilerinin farkında olmadıkları gibi…

Önce manasız bir “bölüme giriş” ile başlarlar, hocalar gelir sırasıyla, hani bölüme hazırlamaktır ya amaç…kendilerinin ne yapacaklarından bahsederler…şimdi bile bizi 40 yıllık mühendis kefesine koyan hocalar, haliyle anlattıklarından birşey anlamayan, algıda güçlük çeken öğrenciler bulurlar karşılarında… Bir dönem geçer, bölüme giriş dersi almıştır öğrenci…ancak bölümde ne yapıldığına dair birşey bilmez hala, “du bakalım” der “herhalde bu böyle”…

Sonrasında “havuz” kavramında açılan, kimya öğrencisine elektronik öğrencisinin alması gereken,çoğu yönden kimya müendisine gereksiz olan “fizik dersi” okutulur…elektronik öğrencisine ise ellektron hareketleri, elektroliz harici hiç ihtiyaç duymayacağı kimya okutulur…bahsi geçen konular da ilgili derslerin ilkinde anlatılır zaten…

Matematik ise her mühendisin ihtiyacıdır, burada sorun, bunu yeni gelen öğrencinin bilmemesidir… İlk 2,5 yıl durmadan Matematik görür mühendislik öğrencisi…bir gördüğünü birdaha görmemek adına…ve çarpılır tam 3 yıl sonra, 3 yıl önce gördüğü, ne olduğunu, ne işe yarayacağını zamanında anlayamadığı matematikte aslında ne kadar da eksiktir bir anda…

Nesiller yetişir mühendis olarak, bir nesil bir sonrakinden 180 derece farklı eğitim almıştır, zaten her üç yılda bir değişen bir de sınav sistemi vardır, farklı sınavlarla farklı standartta öğrenci tipi girer okula…

Mühendis…en azından kendi okulumda…konuşamadığından dolayı reklamını yapamaz üniversitesinin…sadece sessizce işini yapar…

Mühendis…hele ki Elektroik mühendisi ise: erkektir…bu gerçek %90 orana sahiptir ve her tür Gauss dağılımının etkisi dışındadır. Mühendis…hele ki elektroik üzerine ihtisas görüyorsa “öcü” dür. Hayatında bir bayanın eksikliği, bünyesindeki sosyaliteyi yok eder…ilk sınıfta bazı değerleri yok olur, o değerlerin yok olması ile de başka daha önemli değerler ortadan kalkar…böyle bir kısır döngüdür bizdeki…ya hayvani bir içgüdü ile o fakülteden uzaklaşır ve bir an gelir herşey kariyeri için geç olmuştur, yada insani bir içgüdü ile o fakülteden çıkmayacaktır ama hayatının geri kalanında büyük sorunlar yaşayacaktır…ortası yoktur bizim için…

…ve işte bir an gelir, bir okulun yıllardır gururunu duyduğu, bir ülkenin asırlardır meyvesini yediği unsur o üniversitenin programının dışına atılır.

Türkiye’de bir üniversite, başka üniversitelerin yaptığı yanlışın aynısını yapar…
…inanılmaz geliyor kulağa ama… ANA DİLİNDE eğitim vermekten vazgeçer…
Yıllarca bununla gurur duymasına rağmen,
Asırlarca bu ülkeye en değerli mühendisleri yetiştirmesine rağmen…

…artık İTÜ öğrencisi modaya uydurulmuştur…

Bence bunu yapanlar vatan hainidir…
Bunu yapanlar Oktay Sinanoğlu gibilerine kürsü vermeyenlerdir…

Çok yazık oluyor…vakit daralıyor…çok hızlı davranıyorlar…
Tüm Türkiye’nin ayağa kalkması lazım aslında ama…
…çok yazık…

Tuğra ŞAHİNER

Share and Enjoy:
  • Print this article!
  • E-mail this story to a friend!
  • Facebook
  • Google Bookmarks

Leave a Reply

Sponsors

About Me

There is something about me..

Twitter

    Photos

    Activate the Flickrss plugin to see the image thumbnails!