Gazete Muhakeme

Hep beraber…doğru ile yanlışı ayırmak için

Farklı Yerler, Farklı Kutlamalar

Posted by Can İban On Kasım - 3 - 2009

Bir 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı daha geride kaldı. Cumhuriyetimizin 86. Yılı’nı ağızda kalan farklı tatlar ve farklı anlayışlar ile kutladık. Tarih bilincimiz var olduğu sürece, siyasi bilincimiz de var olacaktır. Kurtuluş Savaşı’nda topyekün, bütün bir millet olarak verdiğimiz mücadelenin üstünden yıllar geçmesine rağmen, diğer cumhuriyetlerdeki gibi, cumhuriyeti ortak bir çerçevede anlayamama ve cumhuriyetin değişmez öğelerini saptırmaksızın koruyamama problemlerimiz hala var. Konum bu değil… Konu, farklı siyasi anlayışlar ile ülke genelinde cumhuriyet kutlamalarının nasıl geçtiğidir.

Ülkemizde tek bir cumhuriyet anlayışını yakalamak elbette çok zor. Cumhuriyet anlayışı, ilk başta 29 Ekimlerde, cumhuriyeti  kutladığımız zamanlar da bile fark ediyor. Çeşitliliğin, farklı seslerin olduğu bir ortam ne yazık ki benim kafamda soru işaretleri oluşturmakta. Ülkenin her bir yanından, gözüme çarpan farklı farklı kutlama şekilleri, ya ortak olarak tüm yerleşim yerleri tarafından benimsenmeli ya da ortak bir standart oluşturulmalıdır. Çünkü, cumhuriyet, kişinin yorumuna bırakabilinecek bir kavram olmamalıdır. Herkesin cumhuriyeti olan Türkiye Cumhuriyeti, tek bir millet şeklinde, benzer öğelerle kutlanmalıdır ki, yanlış anlaşılmalar, öznel yorumlamalar ve siyasi kaygılar oluşturmasın.

Yerel yönetimler, yerleşim birimlerinin bayram kutlama etkinliklerinden sorumludur. Her bir belediyenin, bağlı bulunduğu bir parti, demokratik sistemin olmazsa olmazıdır. Belediye, yerleşim birimindeki tüm halkın anlayabileceği bir dilde cumhuriyetimizin önemini, geçmişini ve kutsallığını anlatabilen etkinlikler yapmakla sorumludur. Bağlı bulunulan partinin ideolojisini yayan, ideolojiye özgü kültürel motifleri içeren kavramlar kutlamalardan uzak tutulmalıdır.

Türkiye’deki belediyecilerin çoğunluğunu kapsayan birkaç siyasal partinin, Cumhuriyet Bayramı kutlamalarına göz atmak gerekiyor ki, anlayış farklılıklarını ortaya çıkaralım.

Sosyal demokrat belediyelerde genellikle, cumhuriyet tarihine yönelik motifler daha çok ortaya çıkar. Türk Bayrağı, Atatürk özdeyişleri ve diğer motifler, kutlamanın içeriğinde sık sık bulunur. Genelde bu ideolojiye sahip belediyelerde, kutlamalar daha az masraflı ve sade gerçekleşmekte olup, geniş kitlelere hitap etmek temel amaçtır. Bunların yanı sıra, bazı sosyal demokrat belediyelerde karşılaştığım, ‘farklı’ çizgideki ama normalde olması gereken etkinlikler de mevcut. Örneğin İzmir Büyükşehir Belediyesi, her sene cumhuriyetle ilgili söyleşi, panel, konferans gibi, bireylerin mevcut durumu, geçmişle mukayese edecek bir şekilde tartışabileceği etkinlikler düzenler. İzmir gibi, nice sosyal demokrat belediye, cumhuriyeti ve kazanımlarını bu şekilde gözler önüne sermeyi tercih eder. Eleştirilecek nokta ise, bu ideolojideki belediyelerin, yerleşim birimindeki tüm bireylerin bu tip etkinliklerden haberdar olacak şekilde duyuru yapmamalarıdır. Bu da, ‘geniş kitlelere ulaşma’ amacından bir nebze de olsun uzak bir manevradır.

Muhafazakar demokrat ideolojili belediyelerde, resmi bayram kutlamaları daha kısa soluklu geçer. Dini bayramlarda, sarfedilen efor miktarı, resmi bayramlara nazaran daha fazla kalmaktadır. Muhafazakar ideolojili belediyeler genellikle, kısa sürede organize edilebilecek ve maliyeti yüksek kutlamaları tercih etmektedir. Örneğin, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, yıllar yılı değişmez etkinlik olarak, Boğaz Hattı boyunca havaifişek ve ışık gösterileri hazırlattırır taşeron firmalara. Mantık gereği, etkinliğin görsel etkisi daha fazla kalmakta ve bir nevi şov amacına döner. Cumhuriyetin değerlerini, bugününü, dününü, yarınını tartışmak daha nadir görünen bir kavram olup, gençlere Cumhuriyet Bayramı anlayışı görsel etkinlik mutfağından çıkan ürünler ile sunulmaktadır. Buna rağmen, bu etkinlikler, sosyal demokrat belediyelerin etkinliklerine göre daha geniş kitlelerin katılımına mağruz kalır ve tanıtımı çok yüksek düzeyde gerçekleşir. Bazı muhafazakar demokrat belediyeler de, halkın katılımını sağlayacak herhangi bir etkinlik düzenlemez ve resmi törenleri yeterli bulur. Örneğin Kağıthane Belediyesi, internet sitesinde hala 29 Ekim ile ilgili güncellemeyi yapmadığından, etkinlikleri görme şansına sahip olamıyoruz.

Milliyetçi Hareket cephesi  belediyelerinde ise, daha fazla Türk Kültürü’nü ve Türk motiflerini yüksek bir kapsamda genelleyerek kullanan bir bayram anlayışına sahiptir. Salt cumhuriyet değil, bütünüyle Türk Tarihi ve Türk motiflerini içeren etkinlikler düzenler. Cumhuriyete yoğunlaşmak daha zordur ve bazen de etkinliğin sadece ‘adı’, ‘cumhuriyet’ olarak kalmaktadır. Örnek vermek gerekirse, Tarsus Belediyesi ‘Geleneksel Altın Kemerli Cumhuriyet Yağlı Güreşleri’ etkinliğini tercih etmektedir. Bu tarz bir etkinlikte, kültürümüzün değişmez simgelerinden biri olan ‘Yağlı Güreşler’ daha fazla ilgi çeken, daha odaklanılan bir konu olmakta ve etkinliğin isminde bulunan ‘cumhuriyet’ sözcüğü daha sembolik görünmektedir gözlere.

Biz bir milletiz. Bizim ortak bir geçmişimiz var. Bunlardan birisi de Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulduğu gün olan 29 Ekim 1923 ve onun ötesinde ve öncesinde olanlardır. Tekrar vurgulamak gerekirse, bu ülkenin her bir ferdi, temel ortak noktamız olan cumhuriyet çatısı altında, benzer anlayışlarla ve tek yürek bir duruşla bulunmalıdır. Cumhuriyet, bu ülkenin duruşudur. Farklı anlayışlar ile bir duruş elde edilemez. Cumhuriyet, bizim tek sesimizdir. Farklı çıkan sesler, cumhuriyetin tek sesli bir kavram olması yolundan uzaklaştırır.

Cumhuriyet, kişilerin ya da yönetimlerin yorumuna göre değil, kişilerin ve kurumların gençliğine aşıladığı doğru cumhuriyet bilinci ile ayakta kalacaktır.

1925′te Polatlı’daki köylülerin dediği gibi: ‘Cumhuriyeti Biz Böyle Kazandık!’

IMG_0144

Share and Enjoy:
  • Print this article!
  • E-mail this story to a friend!
  • Facebook
  • Google Bookmarks

Leave a Reply

Sponsors

About Me

There is something about me..

Twitter

    Photos

    Activate the Flickrss plugin to see the image thumbnails!